Evde Kal & Makale Oku

7244 SAYILI KANUN KAPSAMINDA ÜCRETSİZ İZİN BAKIMINDAN HUKUKİ DEĞERLENDİRME

7244 Sayılı Kanun ile 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu’na eklenen Geçici 10. Madde[1] uyarınca; İşveren işçileri 17.04.2020 tarihinden itibaren 3 ay süreyle tamamen veya kısmen ücretsiz izne ayırabilir. Tek taraflı olarak ücretsiz izne ayırmada İş Kanunu anlamında herhangi bir koşul veya engel bulunmamaktadır.

Ancak; 25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununa eklenen Geçici 24. Madde[2] uyarınca, işveren tarafından ücretsiz izne ayrılan ve kısa çalışma ödeneğinden yararlanamayan işçilere fondan günlük 39,24 TL nakdi ücret desteği verileceği belirtilmiştir. Maddede yer alan “ve” bağlacı uyarınca fondan yararlanacak işçiler için iki koşul gerekmektedir;

  • İşveren tarafından ücretsiz izne ayrılmak
  • Kısa çalışma ödeneğinden yararlanamamak (4447 sayılı Kanun geçici 24. Madde)

Maalesef her iki kanun arasında paralellik sağlanamamıştır.

Her iki kanunu göz önünde bulundurup dar anlamda yorum yaptığımızda, işverenin herhangi bir koşul veya engel bulunmadan ücretsiz izne ayırma hakkı bulunduğunu söyleyebiliriz. Fonun işçiye nakdi ücret desteği verip vermemesi, fonun/işçinin kendi sorunu durumundadır.

Her iki kanunu göz önünde bulundurup geniş anlamda yorum yaptığımızda ve Bakan’ın değerlendirmelerini[3] de gözeterek (idari bir değerlendirmedir) işçinin menfaatini de göz önünde bulundurduğumuzda; kısa çalışma kapsamında olan işçilerin doğrudan ücretsiz izne çıkartılmaması gerekir. Aksi durumda İşverenin iyi niyeti sorgulanabilecek ve işçiyi zarara uğratmaktan sorumlu tutulabilecektir.

İyi niyetin sorgulanmasına gerekçe olacak durumlar;

  • Kısa çalışmada beyan usulüne geçilerek başvurunun kolaylaştırılması,
  • Kısa çalışma halinde işçinin ücretsiz izne göre fondan daha yüksek miktarda destek alması,
  • Kısa çalışma koşullarını sağlayan bir işçinin doğrudan ücretsiz izne çıkartılması halinde kanundaki “ve” bağlacı sebebiyle günlük 39,24 TL nakdi ücret desteğinden dahi yararlanamama durumunun bulunması.

Sonuç olarak; doğrudan ücretsiz izne ayırmada kanuni bir engel görmüyoruz. İşverenin iyiniyetli olmadığı temeline dayanan olası dava riskleri göz ardı edilmemek kaydıyla, İşverenler, kısa çalışma başvurusu yapmadan, işçileri ücretsiz izne çıkartabilirler.


[1] GEÇİCİ MADDE 10 – Bu Kanunun kapsamında olup olmadığına bakılmaksızın her türlü iş veya hizmet sözleşmesi, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay süreyle 25 inci maddenin birinci fıkrasının (II) numaralı bendinde ve diğer kanunların ilgili hükümlerinde yer alan ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzeri sebepler dışında işveren tarafından feshedilemez.

Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç aylık süreyi geçmemek üzere işveren işçiyi tamamen veya kısmen ücretsiz izne ayırabilir. Bu madde kapsamında ücretsiz izne ayrılmak, işçiye haklı nedene dayanarak sözleşmeyi fesih hakkı vermez.

Bu madde hükümlerine aykırı olarak iş sözleşmesini fesheden işveren veya işveren vekiline, sözleşmesi feshedilen her işçi için fiilin işlendiği tarihteki aylık brüt asgari ücret tutarında idari para cezası verilir.

[2] GEÇİCİ MADDE 24 – Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte iş sözleşmesi bulunmakla birlikte 4857 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesi uyarınca işveren tarafından ücretsiz izne ayrılan ve kısa çalışma ödeneğinden yararlanamayan işçiler ile 15/3/2020 tarihinden sonra 51 inci madde kapsamında iş sözleşmesi feshedilen ve bu Kanunun diğer hükümlerine göre işsizlik ödeneğinden yararlanamayan işçilere, herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan yaşlılık aylığı almamak kaydıyla ve 4857 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesinde yer alan fesih yapılamayacak süreyi geçmemek üzere, bu süre içinde ücretsiz izinde bulundukları veya işsiz kaldıkları süre kadar, Fondan günlük 39,24 Türk lirası nakdi ücret desteği verilir. Yapılan ödemelerden damga vergisi hariç herhangi bir kesinti yapılamaz.

Birinci fıkra kapsamında ücretsiz izne ayrılarak nakdi ücret desteğinden yararlanan işçinin fiilen çalıştırıldığının tespiti halinde işverene, bu şekilde çalıştırılan her işçi ve çalıştırıldığı her ay için ayrı ayrı olmak üzere fiilin işlendiği tarihteki 4857 sayılı Kanunun 39 uncu maddesince belirlenen aylık brüt asgari ücret tutarında çalışma ve iş kurumu il müdürlüklerince idari para cezası uygulanır ve ödenen nakdi ücret desteği ödeme tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte işverenden tahsil edilir.

Bu madde kapsamında nakdi ücret desteğinden yararlananlardan 5510 sayılı Kanuna göre genel sağlık sigortalısı veya genel sağlık sigortalısının bakmakla yükümlü olduğu kişi kapsamına girmeyenler, aynı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılırlar ve genel sağlık sigortasına ilişkin primleri Fondan karşılanır.

Bakanlık, nakdi ücret desteğine ilişkin ödeme usul ve esaslarını belirlemeye ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye yetkilidir.

[3] “Koronavirüs salgını sürecinde işverenlerin kısa çalışma ödeneği yerine ücretsiz izni daha öncelikli tercih etmesi gibi bir durum söz konusu olabilir mi?” sorusuna Bakan Selçuk, “Kısa çalışma ödeneği yerine ücretsiz izin tercih etme durumları olamaz çünkü burada çalışanlarımız kaç prim günlerini tamamladıklarını biliyorlar. Dolayısıyla 450 gün prim ödeme ve 60 gün hizmet akdi şartını tamamlamışsa işverenin onun adına kısa çalışma ödeneği başvurusu yapacaklarını çalışanlarımız da biliyorlar.” yanıtını verdi.

https://www.ailevecalisma.gov.tr/tr-tr/haberler/bakan-selcuk-ntv-canli-yayininda-gundemi-degerlendirdi/


DAHA FAZLA BİLGİ İÇİN MAKALE YAZARINA DANIŞABİLİRSİNİZ

Yalçın & Toygar Hukuk Bürosu

Kabatas-Setustu, Inebolu Sok. No:25 Ada Apt. D.11 34427 Istanbul

+90 212 293 09 09

Email : info@yttlaw.com

www.yttlaw.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir